Patates Tarımı ve Ekonomisi

Yazar: Rohat Gültekin
 
1. Giriş

İnsan beslenmesinde tahıllardan sonra en büyük öneme sahip olan patates ekonomik oluşu, birim alandan fazla verim sağlanması, besin değerinin yüksek olması, kullanım alanının geniş olması ve çeşitli iklim koşullarına adapte olabilmesi nedeniyle, hemen hemen bütün dünya ülkeleri tarafından üretilmekte ve tüketilmektedir. Düşük oranda protein ve yüksek oranda nişasta içeren patates, yemek ve sanayi alanında kullanılmaktadır (Elçi, 1994).

Patateste az miktarda protein bulunmakla beraber proteinin değeri yüksektir. Ayrıca patateste bulunan vitaminler (C1, B1, B2, Niacin vb.) de önemlidir. Hollanda’da günlük C vitamini ihtiyacının büyük bir kısmının (%80) patatesten karşılandığı belirtilmektedir. C vitamini yeni hasat edilmiş patateslerde en yüksek düzeyde bulunmakta, depolama müddetince süratle azalmakta ve başlangıçtaki miktarının 1/3’ine düşmektedir. Yine patateste çok az bulunan ham yağın ve patatesin külünde bulunan diğer mineral maddelerin beslenmede önemli yerleri vardır.

100 gram patates, bir insanın gereksinim duyduğu günlük proteinin %7'sini, demirin %10'unu, C vitamininin %20-50'sini, B1 vitamininin %10'unu ve enerji ihtiyacının %3'ünü karşılar. Patateste protein oranı düşük gibi görünmesine rağmen (bir patatesin %2’si protein) proteinin net kullanma değeri yani kalitesi oldukça yüksektir.
Birçok ülkede tarımı yapılan patates, üretilen miktar olarak dünyada buğday, mısır ve çeltikten sonra 4. sırada yer almakta olup bünyesindeki karbonhidrat, protein, mineral maddeler ve vitaminleriyle insan beslenmesinde önemli bir gıda haline gelmiştir. Genellikle haşlanarak veya kızartılarak taze tüketildiği gibi, gelişmiş ülkelerde; sanayide konserve, dondurulmuş parmak patates, cips, püre, granül ve toz gibi formlarda işlenmekte ve pazarlanmaktadır. Ayrıca yan ürün olarak hayvan yemi, nişasta, un ve alkol yapımında da değerlendirilmektedir (Onaran vd., 2000).

2. Patatesin Tarihi

Patates kökeni Türkiye olmayan bitkilerden biridir. Yeni Dünya bitkisi olan Patates, Avrupa’ya ilk defa süs bitkisi olarak kökeni olan Güney Amerika’nın And Dağları’ndan gelmiştir. Patatesin yabani türleri Güney ve Merkezi Amerika’da halâ az miktarda mevcut olup yenilmektedir. Patateslerde özellikle yabani türlerin kabuklarında zehir etkisi yapan değişik steroidal alkaloidler (solanin) bulunmaktadır. Bu sebeple yumruları daha az acı olan alkaloidsiz ve diploid olan yumruların seçilerek toplanması önemli bir dönüm noktasıdır. Bu seçme işinin ne zaman yapılmış olduğu kesin bilinmemekle beraber M.Ö. 5000-2000 yılları arasında olabileceği düşünülmektedir.

Kültüre ilk alındığı yer ise; diploid olan yabani ve kültür türlerinin bugün dahi büyük form zenginliği ile mevcut olduğu Bolivya-Peru sınırında Titicaca Gölü platosunun yüksek kısımları kabul edilir. Solanum tuberosum ise; muhtemelen M.Ö. 400 yıllarında kültüre alınmıştır.

Patatesin İspanya’dan İtalya ve Fransa’ya götürülmesi 18. yüzyıldan önce olmuştur. İngiltere’ye, oradan adalara geçişi, bu erken tarihlerde vuku bulmuştur. 18. yüzyıl, patatesin kıta Avrupa’sına yayıldığı asırdır. Daha sonra patates bütün dünyaya yayılmıştır.

Türkler patates yetiştirmeye 19. asrın sonlarında Erzurum yaylasında başlamışlardır. Doğu Anadolu’da Rusçada olduğu gibi “kartol” diye isimlendirmesi; bu bitkinin Türkiye’ye Rusya ve Kafkaslar üzerinden girmiş olabileceği olasılığını güçlendirmektedir. Bazı kaynaklarda Anadolu’da ilk patates tarımının 19. asrın sonlarına doğru Sakarya yöresinde başlamış olabileceği de ihtimaller arasındadır. Netice olarak patatesin Türkiye’de 140-150 yıl kadar bir mazisinin olduğu anlaşılmaktadır.
Bazı patates çeşitleri
 
Ülkemizde üretimi yapıldığı bilinen patates çeşitleri şunlardır. Ari, 101(Nif), Adora, Agata, Agria, Alaska, Alpha, Anais, Anna, Atlas, Banba, Binella, Carlita, Caspar, Condor, Cosmos, Cycloon, Desiree, Dorado, Elfe, Elodie, Fabula, Fasan, Felsina, Fianna, Florice, Granola, Hermes, Hertha, Impala, Innovator, Isola, Jelly, Konsul, Korrigane, Lady Claire, Lady Olympia, Lady Rosetta, Latona, Laura, Lola, Lyra, Marabel, Maranca, Marfona, Melody, Milva, Mondial, Morene, Obelix, Opal, Orla, Pamina, Panda, Pasinler 92, Pepo, Planta, Provento, Quinta, Ramos, Ranger Russet, Remarka, Resy, Russet Burbank, Safrane, Sante, Satina, Shepody, Slaney, Soleia, Solide, Tomensa, Universa, Van Gogh, Velox, Verdi, Victoria.

Patateste üretim, tüketim, pazarlama, ticaret ve sanayi yönünden en fazla faaliyet gösteren illere patates üreticisi iller adı verilir. Nevşehir, Niğde, İzmir, Bolu ve Ordu illerinin, yıllık dikim alanları 9 bin ha’ın üzerindedir. Özellikle Nevşehir ve Niğde Türkiye’deki toplam patates dikili alanların yaklaşık % 30’ unu, üretimin ise % 44’ünü teşkil etmektedir. Niğde 22 bin ha ile en fazla patates dikimi yapan ildir. Daha sonra 14 bin ha ile Nevşehir, 13 bin ha ile İzmir bu ili takip etmektedir. Birim alana verimi en yüksek il 3968 kg/da ile Nevşehir, 3439 kg/da ile Niğde’dir.

2. Patates Bitkisel Özellikleri
 
Patates, ılıman ve ılıman-serin iklim bölgelerinin bitkisidir. Yumruların gelişme devresinde, düşük sıcaklık veya yüksek sıcaklık zararlı olur. Patates yetiştirme sınırı, uzun donlu günleri olan kuzey bölgeler ile yaz sıcaklıkları yüksek subtropik bölgeler arasındaki kısımlardır. Bu sınır Avrupa’da 70. kuzey enleme kadar çıkar.

Bitki yetişme süresi 120-150 gün olan bir patates bitkisi için bitki su gereksinimi (Evapotranspirasyon, ET) iklime bağlı olarak 500-700 mm arasındadır. Sulama suyu ile yumru ağırlığı arasında doğrusal bir ilişki olduğu belirtilmektedir.

Patatesin Gelişme Dönemleri

Patateste topraktaki kullanılabilir suyun en fazla %30 ile %50 sinin tüketilmesine izin verilmelidir. Sulamalara vejetatif gelişme döneminden başlanarak hasat sonuna kadar devam edilmelidir. Sulamanın sıklığı sulama zamanı ile birebir ilgilidir.  İlisulu(1986)’ya göre; hafif bünyeli topraklarda 10 günde, ağır bünyeli topraklarda ise 15-20 günde bir sulama yapılmalıdır. Orta Anadolu gibi kurak bölgelerde kısa dönemli çeşitlerin 3 kez, uzun dönemlilerin ise 5-6 kez sulanabileceği belirtilmiştir.  Ayla(1977)’ ya göre: Eskişehir’de 8 gün aralıklarla toplam 7 kez, Ayla (1985)’ ya göre: Ankara’da toplam 6 kez, Sevim(1986) ya göre: Erzurum-Pasinler koşullarında 10-12 gün aralıklarla, Ayla(1989)’ya göre: Bolu yöresinde 10 gün aralıklarla toplam 5 kez, Önder ve ark(2005) göre Antakya’da yağışa bağlı olarak 3 ile 5 kez, Ünlü ve ark (2006) Niğde’de 3-7 gün aralıklarla toplam 10-16 kez, Erdem ve ark(2006) Tekirdağ’da 10-16 kez sulama uygulamıştır. Burada verilen sonuçlara göre yöre, yetişme dönemi, çeşit ve sulama yöntemine bağlı olarak 7-10 güne bir sulama yapılması önerilebilir. Gültekin ve ark (2018) Afyon koşullarında 5 gün aralıklarla damla sulama ile 10 kez sulama yapılmasını önermiştir.
 
3. Patates Ekonomisi
 
FAO verilerine göre 2016 yılı itibariyle dünyada 25,06 milyon hektar alanda 64,07 milyon ton patates üretilmektedir. Dünya’da patates üretimi yapan ülkeler içinde ilk sırayı Çin, Hindistan, Rusya, Ukrayna ve ABD alırken Türkiye, 4 milyon 750 bin ton üretim ile dünya patates üretiminde 16’ıncı sırada yer almaktadır. Üretimin yoğun olarak yapıldığı iller sırasıyla; Niğde, Nevşehir, İzmir, Bolu ve Afyonkarahisar’dır.
Dünyada patates ihracatında ilk 5 ülke

Dünyada patates ithalatında ilk 5 ülke

Patates, dünyanın hemen her yerinde üretildiği için ihracat ve ithalata fazla konu olmayan bir üründür. Dünya patates ihracatı 2016 yılında 13,0 milyon ton civarında gerçekleşirken bu ihracatın toplam değeri ise 4,45 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiştir. Dünyada patates ticareti taze değil, işlenmiş patates şeklinde yapılmaktadır. Patates ihracat ve ithalatında önde gelen ülkeler; Fransa, Almanya Hollanda, Belçika, Kanada, İtalya ve ABD’dir.
Türkiye’de yıllara göre patates ithalatı (FAO, 2018)
Türkiye’de yıllara göre patates ihracatı (FAO, 2018)
 
Tablo 1. Türkiye patates ihracat-ithalatı (FAO,20018)
Ülkemizde patates üretiminde yıllar arasında dalgalanmalar olmaktadır. Bu durum ithalat ve ihracata da yansımaktadır. FAO verilerine göre 2016 yılında 29,1 bin ton patates ithalatı yapılmış ve bunun maddi değeri 20,26 milyon dolar olmuştur. İhracat boyutunda ise daha çok işlenmemiş olarak patates satışı gerçekleştirilmiş ve buna karşılık olarak 191,5 bin tonluk ihracat yapılmış, 23,1 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Patates ithalatımız 2013 yılında 7,8 milyon dolar ile en düşük seviyede olurken, 2015 yılında 28,5 milyon dolarla en yüksek seviyeyi bulmuştur. İhracatta ise 2015 yılında 1,4 milyon dolar ile en düşük hasılat yapılırken 2013 yılında 43,2 milyon dolarla en yüksek seviyeye ulaşılmıştır.  Türkiye’nin patates ve ürünleri ithalatı daha çok tohumluk patates ve patates nişastası şeklindedir. Taze patates ithalatımızın yüzde 70-75’ini tohumluk patates oluşturmaktadır ve ithalatın büyük bir kısmı Almanya’dan yapılmaktadır.
 
Tablo 2. Türkiye’de patates üretim, tüketim bilgileri (TUİK, 2018)
Türkiye’de yıllara göre patates üretimi (TUİK, 2018)
 
TUİK verilerine göre ülkemizde her yıl ortalama 1,4 milyon dekar alanda patates üretimi yapılmaktadır. Buna karşılık ortalama 4,6 milyon ton patates üretimi gerçekleşmektedir. Bir dekar alanda ortalama verim 3,2 ton olmaktadır. Dünyada ortalama dekara verim 1,9 ton civarındadır. Ülkemizde patates fiyatlarında son yıllarda önemli dalgalanmalar gözlenmektedir. Bunun ana sebeplerinden biri arz talep dengesinin iyi oluşturulamamasıdır. Patates üretiminin yüksek kâr getirdiği sezondan sonra, ciddi bir üretim artışı ve devamında arz fazlası oluşmaktadır. Bunun neticesinde de üretici zarar etmektedir. Sonraki üretim sezonunda ise üretim nispeten düşüş eğiliminde olmakta ve fiyat dengesi bu kez tüketici aleyhine aşırı yükselmektedir. Patateste üretici kararını diğer faktörler yanında en çok bir önceki dönem elde edilen hasılat etkilemektedir. Yani patateste üretim bir önceki dönem fiyatına göre şekillenmektedir.
 
Tablo 3. Türkiye'de yıllara göre patates fiyatları (TUİK ,2018)
Ülkemizde kişi başı ortalama patates tüketiminde 2010-2016 yılları itibarıyla bakıldığında önemli değişiklik gözlenmezken yaklaşık bu değer 49 kg civarında olmaktadır. Patates bugün ülkemizin hemen hemen her bölgesinde üretilebilmektedir. Yıllık tüketim ve ihracat göstergeleri dikkate alınarak üretim planlamalarının yapılması hem üretici hem tüketici adına yararlı olacaktır.
 
Kaynaklar:
  1. Ayla, Ç., 1977. Orta Anadolu Kosullarında Patatesin Azot-Su _liskileri ve Su Tüketimi.  TOPRAKSU Genel Müdürlüğü, Merkez Toprak Su Araştırma Enstitüsü Yay., Genel No. 51, Rapor No. 18, Ankara, 56s.
  2. Ayla, Ç., 1985. Ankara Koşullarında Ayçiçeği, Patates, Yonca ve Mısır Bitkilerinde Tartılı Lizimetre ile Saptanan Gerçek Su Tüketiminin Potansiyel Evapotranspirasyon Değerleri Karşılaştırılması, Köy Hizmetleri Ankara Araştırma Enstitüsü Yayınları, Genel No. 126, Rapor No. 55, Ankara, 69s.
  3. Ayla, Ç., 1989. Bolu Ovasında Patatesin Azot-Su ilişkileri ve Su Tüketimi. TOPRAKSU Genel Müdürlüğü, Merkez Toprak Su Araştırma Enstitüsü Yay., Genel No. 168, Rapor No. 76, Ankara, 32s.
  4. Elçi, S., 1994. Tarla Bitkileri Ders Kitabı, Ankara Üniversitesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Ankara.
  5. Erdem,T., Erdem,Y., Orta,H.,Okursoy,H., 2006. Water-Yield Relationships of Potato in Different Irrigation Methods and Regimens.Sci.Agric (Pracicaba Brazil) 63(3):226-231.
  6. FAO, 2018. http://www.fao.org. Erişim tarihi: 20.06.2018
  7. Gultekin, R., Ertek, A. (2018). Effects of deficit irrigation on the potato tuber development and quality. Int. J. Agric. Environ. Food Sci., 2(3), 93-98. DOI: 10.31015/jaefs.18015
  8. Onaran, H., Ünlenen, L.A., Doğan, A., 2000. Patates tarımı sorunları ve çözüm yolları, Patates Araştırma Enstitüsü, Niğde.
  9. Önder,S., Onder,D., 2006. Patateste Su Verim ilişkileri. 4. Patates Kongresi, 6-8 Eylül 2006. 10s., Niğde
  10. Sevim, Z., 1986. Erzurum Koşullarında Patatesin Su Tüketimi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Erzurum Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yay., Genel No. 11, Rapor No. 8, Erzurum, 50s., Sefa (1987)
  11. TUİK, 2018. http://www.tuik.gov.tr. Erişim tarihi: 20.06.2018
  12. Ünlü, M., Kanber, R., Şenyiğit, U., Onaran, H., Diker, K.,2006. Trickle and Sprinkler Irrigation of  Potato(Solanum tuberosum L.) in Anatolian Region in Turkey. Agricultural Water Management. 79(1):43-71.
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.