Bu Meyveyi Nasıl Çoğaltalım?

Yazar: Müge Şahin
 
Son zamanlarda en çok duyduğum herhangi bir meyve tohumu ile gelip, “Ben bunun meyvesini çok beğendim nasıl çoğaltabilirim, tohumunu eksem aynısı olur mu yoksa aşı veya çelikle mi çoğaltmalıyım?” sorusuna açıklık getirmeye çalışacağım.

Genel olarak baktığımızda, meyve türleri generatif ve vegetatif çoğaltım olmak üzere iki temel üretim şekli ile çoğaltılmaktadır.

Generatif (eşeyli) çoğaltım yöntemi: Üretim materyali olarak tohum kullanılmaktadır. 

Meyve türlerinin çoğunda, yüksek oranda yabancı tozlaşma görüldüğünden genetik olarak heterozigot yapıdadır ve tohumdan üretildiklerinde elde ettiğiniz bitki ana bitkiden farklı özellik gösterir. Örneğin bir elmayı çok beğendiniz ve tohumdan çoğaltmak istediniz. Tohumundan elde ettiğiniz o bitki size o beğendiğiniz elmanın tüm özelliklerini vermeyecektir. Tadı daha farklı veya meyve şekli daha küçük ya da büyük olabileceği gibi; gelişme kuvveti, büyüme şekli, verim, kalite, çevre koşullarına ve hastalıklara dayanıklılık yönünden de farklı bitkiler elde edilebilir. Bu nedenlerden dolayı tohumla çoğaltım hem modern hem de hobi amaçlı yapılan meyve yetiştiriciliğinde tercih edilmemelidir. Meyve türlerinde genelde anaç üretimi ve ıslah çalışmalarında tohumla üretim yöntemi kullanılmaktadır.

Vegetatif (eşeysiz) çoğaltım yöntemi: Aşı, çelik, daldırma, yumru, soğan, apomiktik tohum ve doku kültürü gibi yöntemler ile her hangi bir bitki parçası üretim materyali olarak kullanılmaktadır. 

Bu yöntem canlı türleri içerisinde sadece bitkilere özgü bir çoğaltım şeklidir ve çoğaltılan bitkilerin genetik yapısı tamamen ana bitkinin özelliklerine sahiptir. Bu yöntem aynı özelliklere sahip bitkilerin elde edilmesi için büyük önem taşımaktadır.

Eğer yediğiniz meyvenin aynısını elde etmek istiyorsanız, tohum yerine aşı, çelik, daldırma vb. gibi vegetatif üretim yöntemlerini kullanmanız gerekmektedir. Bu yöntemleri kullandığınızda elde ettiğiniz bitki sizin beğendiğiniz ana bitkinin aynı özelliklerini gösterecektir.

Meyve türleri içerisinde türün yatkınlığına göre; örneğin nar ve ayva gibi çelikleri kolay köklenen meyve türlerini çelik ile; erik, badem, şeftali gibi hem çelikle çoğaltımı zor hem de anaç kullanımının ekstrem koşullara olumlu etkilerinden dolayı aşı ile çoğaltmanız daha uygun olacaktır.

Vegetatif yöntemler içerisinde aşı çelik, daldırma ve doku kültürü yöntemleri daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Önceki yazımda doku kültürüne değindiğim için bu kısımda aşı, çelik ve daldırma yöntemlerinden genel hatları ile bahsedeceğim.

Aşı ile çoğaltım; farklı iki bitki parçasının birleştirilerek kaynaştırılması sonucunda yeni bitki elde edilmesi işleminde denir. Göz ya da kalem ağacın taç kısmını, anaç ise kök sistemini oluşturur.
 
Aşının amaçları;
  1. Farklı yöntemlerle ekonomik olarak çoğaltılamayan türleri çoğaltmak,
  2. Anaçların değişik özelliklerinden yararlanmak,
  3. Çeşit değiştirmek, yabani tür ve çeşitlerden yararlanmak,
  4. Zarar gören ağaçları onarmaktır.
Aşıda başarı, kullanılan anaç ve kalemin akrabalık derecesi, aşılama ve onu izleyen dönemdeki ortam sıcaklığı ve nem koşulları uygulanan aşı tekniğine göre değişmektedir. Aşı yapılacak bitki parçalarının genetik olarak birbirine yakın olması ve uyuşması önemlidir. Mümkün olduğunda aynı tür içinde aşılamaların yapılması önerilmektedir. Türler arasında yapılan aşılamalar turunçgillerde başarılı şekilde uygulanırken, cinsler arasında aşılamalar da ise örneğin ayva anacı üzerine armut çeşitlerinin aşılanması ticari olarak önem taşımaktadır. Farklı amaçlara göre gerçekleştirilen aşı tipleri aşağıdaki gibidir.

 
Her iki aşı tipinde de en önemli konu anaçların yetiştirilmesi ve yapılacak aşı tipine uygun şekilde göz veya kalemlerin alınıp gerekli durumlarda aşı zamanına kadar muhafaza edilmesidir. Göz aşıları erken ilkbahar, haziran ayı ve temmuz, ağustos aylarında olmak üzere 3 farklı dönemde gerçekleştirilebilir. Sadece erken ilkbahar döneminde yapılacak göz aşılarında kış dinlenme döneminde alınıp saklanan kalemlerdeki gözler aşıda kullanılırken diğer dönemde yapılacak göz aşılarında o yılın olgunlaşan bir yaşlı sürgünlerindeki gözler kullanılmaktadır. Kalem aşılarının çoğu ise ilkbahar döneminde anaçlarda su yürümeye başladığı dönemlerde yapılmaktadır. Kullanılacak kalemler kış dinlenme döneminde tomurcuklar uyanmadan alınmalı ve uygun şartlarda aşı zamanına kadar muhafaza edilmelidir.

Daldırma ile Çoğaltım

Bir dalın ana bitkiden ayrılmadan köklendirilmesi işlemine daldırma denmektedir. Aşağıda görselde gördüğünüz gibi 5 farklı daldırma tipi vardır. Normalde maliyeti yüksek olan bu yöntem ticari üretimde kullanılmamakla beraber hobi amaçlı yaptığınız üretimlerde kullanabileceğiniz pratik bir yöntemdir. Özellikle ahududu, dut, ayva, fındık, incir ve sakız da başarılı sonuçlar vermektedir.

Görselde de görüldüğü gibi havai daldırma dışındaki diğer yöntemlerde bitkilerin sürgün uçları toprak altına gömülerek köklenmesi sağlanmaktadır. Havai daldırmada ise bitkinin yüksekte bulunan dallarında bilezik alma veya bıçak ile yaralama işlemlerinden sonra nemli bir köklendirme materyali içerinde hava almayacak şekilde kapatılarak köklenmesi sağlanmaktadır. Daldırma sonucunda köklenen bitki parçaları kesilerek ana bitkiden ayrılır ve yeni ortamına dikilir.

Çelik ile Çoğaltım

Bitkilerin gövde, kök, dal, çelik ve yapraklarından kesilerek hazırlanan parçalara çelik adı verilmektedir. İncir, nar, ayva, fındık, çay, dut, asma ve üzümsü meyveler çelikle başarılı bir şekilde çoğaltılabilmektedir. Çelikler alındıkları dönem, bitki parçaları ve hazırlanış şekillerine göre sınıflandırılırlar.
  • Alındıkları organa göre: Dal çelikleri, yaprak çelikleri, yaprak-göz çelikleri, kök çelikleri,
  • Alındıkları döneme göre: Odun çelikleri, yarı-odun çelikler, yeşil çelikler,
  • Hazırlanış şekillerine göre: Adi çelikler, ökçeli çelikler, dipçikli çelikler,

Yılın her hangi bir zamanında çelik alabilirsiniz ancak genel olarak kışın yaprağını döken meyve türlerinde odun çelikleri kış dinlenme döneminde, yani bitkilerde su yürümeye başlamadan, gözler uyanmadan önce alınmalıdır.

Ana hatları ile sadece üretim yöntemlerinden bahsettiğim bu yazım, bu yöntemleri ayrıntılı bir şekilde anlattığım 3 yazılık bir seri olarak devam edecek. Ancak önemli olan şu anda özelliklerini çok beğendiğiniz o meyveyi nasıl üretebileceğiniz hakkında aklınızda bir fikir oluşturmak. Tohumla çoğaltırsanız aynı meyveyi elde edemezsiniz. Mutlaka vegetatif üretim yöntemlerinden birini seçmeniz gerekmekte.

Erik, şeftali, badem, nektarin, kiraz, elma, armut veya vişne gibi bir meyveyi çoğaltmak istiyorsanız aşı ile çoğaltmanız gerekecek çünkü bu türleri çelik veya daldırma ile çoğaltmak mümkün değil ve anaç kullanımı ekstrem koşullara dayanım açısından bu türler için çok önemli. Bunun için uygun bir anaç ve aşı yöntemi belirlemeniz lazım ve kalem aşısı yapacaksanız,  tam bu dönemde o beğendiğiniz meyvenin bir yıllık sürgünlerinden kesip hava almayacak şekilde sera streç film ile sararak aşı zamanına kadar buzdolabında bekletmeniz ve aşı yapacağınız uygun bir anaç bulmanız gerekecek.

Eğer çoğaltmak istediğiniz meyve ahududu, dut, ayva, fındık, sakız veya incirse bu türlerde başarılı sonuçlar alınan daldırma yöntemini de kullanabilirsiniz.

Nar, incir, üzümsü meyveler, ayva, fındık, çay, dut, asma gibi bir meyveyi çoğaltmak istiyorsanız, bu meyveler çelikle başarılı bir şekilde çoğaltılabilmektedir. Tam kış dinlenme döneminde yani tam da bu zamanlarda, su yürümeye başlamadan yani tomurcuklar uyanmadan, bir yıllık olgunlaşmış sürgünlerden, üzerinde 5-6 göz olacak şekilde çelikler yani dal parçalarını kesip, saksı ya da bahçenizdeki toprağa dikebilirsiniz.

Özetle istediğiniz o meyvenin aynısını üretmek için tohumu kullanamazsınız, elinizdeki meyve türüne göre aşı, çelik yada daldırma yöntemlerini kullanmanız gerekmekte….
 
Kaynaklar:
  1. Ağaoğlu, Y. S., Çelik, H., Çelik, M., Fidan, Y., Gülşen, Y., Günay, A., Halloran, N., Köksal, İ., Yanmaz, R., 2001. Genel Bahçe Bitkileri, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Yayın no: 5.
  2. Barut, E., 2012.  Meyvecilik tekniği. Ed. Gerçekcioğlu. R., Bilginer, Ş., Soylu, A., Genel Meyvecilik. Nobel Yayıncılık, ss. 486, ISBN: Yayın No: 351.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.