Riski Göze Alıyorsanız Toprağınızı İhmal Edin - Ignore Soil at Your Peril

Son on yılda, Hogmanay [1] ertesinde işe dönmek her zaman zor, ancak bir o kadar da hoş olmuştur. İşim gereği pazarlama ve medya çalışmalarını yürüttüğüm Oxford Tarım Konferansı'na (OFC) giderken de aynı duyguları hissettim.
Kuşkusuz, konferansın bu yılki en iddialı içeriği, topraklarımızın tüm sıkıntılarını ve acilen atılması gereken adımları tüm gerçekliğiyle ortaya koyan "Toprak Kurtarıcıları" konuşmacıları Cranfield Üniversitesi'nden Profesör Jane Rickson, İrlandalı toprak danışmanı John Geraghty ve süt üreticisi Will Armitage tarafından sunuldu.

Konuşmalarda, dinleyiciler arasında yer alan işin erbabı olmuş en deneyimli ticari çiftçileri bile kaygılandıran gerçekler vardı. Benim için en dikkat çekici olanı, 2 cm kalınlığında üst toprağın oluşumunun 500 yıl aldığı gerçeğiydi.
 
Buna ek olarak, rüzgârlar ve toprak yüzeyinde akan suların katkıda bulunduğu toprak aşınımı, küresel bazda her yıl 25 ila 40 milyar ton toprağın taşınmasına neden olmaktadır. Bu rakamları aşağı çekmeye yönelik çaba harcanmazsa, mahsul rekoltesinde yaşanacak kayıpların, 1,5 milyon km2'lik bir alanın mahsul üretiminden çekilmesine eşdeğer olması beklenmektedir.
 
Bu üç konuşmacının da verdiği mesaj, hepimiz el birliğiyle şimdi harekete geçmezsek, ortaya çıkacak tüm sonuçların riskini göze alacağımız ve bu sonuçlardan bizlerin sorumlu olacağıydı. Toprak en büyük varlığımızdır, ancak çoğumuz onu ihmal ediyoruz. Gereken özen gösterilirse, sağlıklı yapıda bir toprak, tüm girdi maliyetlerinin çarpıcı bir şekilde azaltılmasını, yüksek düzeyde üretim yapılmasını sağlayabilir.

Peki bu dikkat çekici gerçekler, yerel anlamda bize ne ifade ediyor? Bazı gözlemlerimi sizlerle paylaşayım. İskoçya'nın kuzey doğusunda temel olarak karma tarım yapılmaktadır. Bu da toprak sağlığı açısından düşünüldüğünde iyi bir haber çünkü otlaklar zengin, organik madde geri dönüşü yüksektir. Ancak en hassas yanımızın, özellikle havuç, şalgam ve patates gibi kök ürünlerin üretimi olduğunu düşünüyorum.

Esas olarak, bu mahsullerin yetiştirileceği tarlaların seçimine büyük özen gösterildiğini görüyorum, ancak zaman zaman çok dik yamaçlarda paralel olması gerekirken yamaç boyunca aşağı yönlü ekimin yapıldığı şok edici örneklere de rastladığım oldu. Özellikle şiddetli bir yağış sonrası, kimi zaman tohum olan patateslerin kendilerinin çoğunlukla da akıp giden toprağın örttüğü yamaç altındaki yollarda gördüğümüzde bu uygulamaların saçmalığının farkına varmak çok sürmüyor.

Kötü uygulama bununla da kalmıyor. Nadiren de olsa, hasat edilen köklü bitkilerin temizlenmesi esnasında ortaya çıkan ve üretim yapılan topraklara asla geri döndürülmeyen toprak yığınları da gördüm. Bazı durumlarda, tonlarca toprağın bulunan uygun bir yerde artıklarından arındırılmak üzere beklemeye bırakıldığına şahit oldum. İçinde yabani otlar olsa da bu topraklar kesinlikle atık değil, en önemli varlığımızdır.

Birleşik Krallığın (UK) diğer bölgelerinde bazı arazi sahipleri, topraklarını sürmeden, hayvancılık kaçakçılığına karşı sıfır tolerans ilkesini kabul ederek kendi topraklarına büyük önem göstermeye başladılar. Bu çiftçiler, toprağı sağlıklı ve canlı tutmak için örtü bitkileri, gübre ve mahsul kalıntıları yoluyla toprağı çok sayıda organik madde ile besliyorlar.

Arazi sahipleri artık, topraklarının kendilerine verdikleri koşullarda veya daha iyi bir halde dönmesini teminat altına almak amacıyla kira ve çiftçilik sözleşmelerine toprak koşullarına (besin durumu, pekişme ve organik madde içeriği) ilişkin maddeler koydurmaya başlamışlardır. Sözleşme maddelerine uymayan kiracılar, çoğu zaman en ağır şekilde cezalandırılmaktadır.

Bölgemizde, hayvanların da yer aldığı, aşırı yoğun olmayan, büyük çoğunlukla da arazilerine gereken ilgi ve özeni gösteren çiftçilerin yer aldığı, tarıma karşı dengeli bir yaklaşım benimsediğimiz için şanslıyız.

Okuyucularıma Oxford Tarım Konferansı videolarını izlemelerini tavsiye ederim.
 
 
 
 
[1]   Hogmanay, İskoç kültürüne özgü, her yılın aralık ayının otuzbirinci günü yapılan kutlamadır.
 
Görseller:
  1. http://bit.ly/2sTZJ7H
  2. http://bit.ly/2u19DTu
 

Ignore soil at your peril

For the past decade, the jolt of returning to work after Hogmanay is always a stark, but a welcome one, as I make my way down to the Oxford Farming Conference (OFC) as part of my role running the event’s marketing and media activities.

Certainly, the most challenging content of the conference this year was delivered by the ‘Soil Saviours’ speakers – Professor Jane Rickson from Cranfield University, Irish soil consultant, John Geraghty and dairy farmer, Wil Armitage, who all spelt out the woes and the immediate needs of our soils.

Even for the most hardened commercial farmers in the audience there were some frightening facts. For me the most sobering of them was that it takes 500 years to produce just under one inch of topsoil.

Added to this, globally, soil erosion carries away 25-40 billion tonnes of topsoil every year – from the wind and water travelling across the land. If efforts aren’t made to reduce this, crop yield losses are expected to equate to 1.5 million km2 of land effectively being removed from crop production.

The overriding message from these three speakers was, if we don’t all take real action now, it will be at our peril. Soil is our biggest asset, yet many ignore it. If cared for properly, good soil health can reduce all input costs dramatically and deliver high levels of production.

So, what do these sobering facts mean to us locally? Let me share some of my observations with you. Mixed farming is the core of farming in the north east of Scotland, which is good news for soil health because grazing land is well covered and organic matter return is high; however, I feel our biggest vulnerability is from root crop production, particularly carrots, neeps and tatties.

In the main, I see a lot of care in field selection for these crops, but I’ve also seen some shocking instances of planting on slopes that are way too steep, with ridges running down the hill rather than across it. It doesn’t take long to see the folly of these practices after a heavy downpour when the adjacent roads becoming awash with soil run-off - and sometimes the seed tatties themselves.

Bad practice doesn’t end there. Although rare, I’ve seen piles of soil, removed in the washing of harvested root crops, that is never returned to cropping land; in some instances, I’ve seen tonnes and tonnes of soil piled up wherever can be found to rid the processor of the spoils. This is not waste, even if weedy, it is our most vital asset.

In other parts of the UK, some land owners are starting to take their soils very seriously indeed – by adopting zero tillage, strict controlled traffic movements and zero tolerance on livestock poaching. These same farmers diligently load on multiple sources of organic matter via cover crops, muck and crop residues, to keep the soil healthy and alive.

Land owners have also started adding soil condition into tenancy and contract farming agreements to ensure that land either comes back to them in the same, or in better condition (nutrient status, compaction and organic matter content), than it was at the start of the arrangement. Those tenants that fail to comply are penalised, some of them heavily.

We are fortunate here in our region that we take a balanced approach to farming – not too intensive, with livestock in our system, and in most instances, careful farmers who think about their custody of their land.

I’d urge you all to watch the OFC videos for yourselves. 

 
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Merih Yücel - 11.07.2017 22:08
Jane CRAIGIE, özeti aktararak paneli anlatmış.Teşekkür ederiz. Ama, patatesi kök bitkileri içine (6.paragraf) sokmakla büyük bir hata yapmış. Dediği gibi, ürünlerin reklam ve pazarlama işlerini yapıyorsa affedilebilir belki. B u iş ve böyle bir yazı için öğrenmeliydi diye düşünüyorum.