Hasat, Usta ve Zeytin Ağacı

Yazar: Cihan Devrim Avunduk
 
“Hayatını adamak” biraz amacını aşan,
biraz fazla iddialı bir tanımlama olabilir…
Biraz yumuşatalım…
“Hayatında zeytine çok önemli bir yer verenler” için,
yine geldik yılın en önemli dönemine; hasat aylarına…
 
Yine kuraklık,
yine hükümetin zeytin politikası, vb. varken,
bir de bunlara
pandemi ve beraberinde oluşan şartlar
eklendiğinde,
yine zor bir hasat dönemi geçirileceği, malum.
 
Hazırlıklar ve beklentiler yumağında
kısılıp kalmaya yüz tutan zihinlere;
edebiyat ustalarının sunduğu engin ruh dinginliği
sözlerinden, satırlarından, mısralarından alıntılarla
bir hava koridoru açayım istiyorum,bu ayki yazımla…
 
Usta Tuncel Kurtiz’in sözleriyle başlayalım:
 
“… Zeytin deyince aklımıza Mehmet Başaran gelir, zeytin deyince aklımıza Bedri Rahmi Eyüboğlu gelir, Sabahattin Ali gelir, Lawrence Durrel gelir, Aldous Huxley gelir. Dünya zeytinle yaşar, zeytin olmasaydı insanoğlu ne yapardı ki acaba!? Öyle derim; zeytin ağacının şu güzelliğine bakın, yaz kış renklere bürünür, bütün güzelliğiyle doğayı süsler… Ben, şu dünyamızda en çok zeytin ağacını severim…”
Ustanın rehberliğinde devam edelim…
---------------------------------------------------
Mehmet Başaran; Yüreğin Sesi Zeytin Ülkesi
 
 “… Ağaçların bilgesi, zeytindir kuşkusuz… En çelimsizi bile kendini kabul ettiren bir ağırbaşlılık, bir suskunluk içinde… Yaşlarını bilen yok. Roma’nın, Bizans’ın izlerini taşıyor bazıları… Zamanlar geçmiş, sahipler değişmiş ama onlar kendi ölümsüzlüklerinde. Gene kendi kendilerinin…”
---------------------------------------------------
Bedri Rahmi Eyüboğlu; Sitem
 
Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim
Yâr yâr!...
Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var.
---------------------------------------------------
Sabahattin Ali; Kuyucaklı Yusuf
 
“… Orada erkeklerin uzun sırıkları küçük yapraklı dalları hızla vuruşları ve siyah kıvraklıklarının eteklerini bellerine sokmuş kadınların iki kat eğilerek, soğuktan sertleşen parmaklarla yerden zeytin tanelerini toplayışlarını seyreder, yahut sırtını bir ağaca vererek yere bakardı. Bu buruşuk yüzlü ve her sene budanmaktan şeklini kaybetmiş eğri büğrü ağaçlar, uzun bir hikâyeyi anlatan garip şekilli harfler gibiydi ve herhalde Yusuf bunların dilinden anlıyordu.”
---------------------------------------------------
Lawrence Durrell; Prospero’nun Hücresi
 
“… Akdeniz’in tümü, dişlerin arasındaki siyah zeytinlerin acı tadından yükseliyor sanki. Etten ve şaraptan daha eski bir tat; serin su kadar eski bir tat. Bölgede zeytin ve zeytinyağı kadar eski olan tek şey var: deniz; en eski antik toplumlardan bugüne kadar, hiçbir tabiat ürünü uygarlıklar üzerinde zeytin kadar biçimlendirici bir etkiye sahip olmadı.”
---------------------------------------------------
Aldous Huxley; The Olive Tree
 
“Ben ağaçların hepsini severim, ama zeytin ağacı bir başka. Her şeyden önce onun simgeledikleri: yapraklarıyla barış, altın sarısıyla mutluluk”
---------------------------------------------------
Daha nice ustalarca
nice sözler var
söylenmiş ve söylenecek,
nice satırlar var, nice mısralar var
yazılmış ve yazılacak,
zeytin ağaçlarının,
insanoğluna derin değer yoldaşlığı üzerine…
 
Bu vesileyle büyük usta Tuncel Kurtiz’e rahmet,
zeytin ağacına aşık,
zeytine gönül veren herkes için
yüz güldüren bir hasat dönemi,
sağlık huzur lezzet keyif diliyorum.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.