Tarımsal Kooperatiflerin Gelişimi - 12

Yazar: Tahsin Ayhan
 
In God we trust, all others we audit…

Yirmi yıla yakın bu yazının altında görev yaptım. Masamın hafif solunda ve yukarıda koca siyah puntoyla çerçeve içinde duvarda asılı dururdu. “Allah’a inanırız (güveniriz), diğerlerini denetleriz.” Doğrusu çok da hoşuma giderdi bu deyim. Apelasyon için yazımı yazarken internetten bir bakayım dedim; T-shirtlerin üzerine baskı olarak bile kullanılmaya başlanmış. Biraz da gülümsetti ister istemez. Geçmişte koyu renk takım elbiseler yerine bu baskılı T-shirtlerden giyip denetime gitmek nasıl olurdu diye düşünmeden edemedim.

Denetim konumuz, önce tanımını yapalım.

Bir tarımsal kooperatifin denetimi demek, genel anlamda yapısının, faaliyetlerinin, iş ve işlemlerinin yanlışlık, çelişki, tutarsızlık veya eksiklik içerip içermediğinin kanun, tüzük, yönetmelik, ana sözleşme ve genel kurul kararları ile iyi niyet esasları çerçevesinde ölçülmesi, gözlenmesi ve izlenmesi için yapılan tüm çalışmalardır.
 
Peki, bu çalışmaları kim yapıyor derseniz orada yapılan denetimin türü belirleyici oluyor.

Kooperatif genel kurulunun, ortaklarının ya da denetim kurulunun yaptığı denetime “iç denetim” adını veriyoruz. Genel kurul en yetkili organ olarak tüm iş ve işlemleri her daim görüşebilir, ibra edebilir, hukuki sorumluluklara gidilmesi yönünde karar alabilir. Ortaklar da ayrıca genel kuruldan bağımsız olarak bilgi isteme, izin almak kaydıyla defter ve belgeleri inceleme, dava etme gibi ortaklık hukukundan kaynaklı denetim faaliyetlerinde bulunabilirler. Ve tabi son olarak kooperatif denetim kurulu da genel kurulda seçimle üstlendikleri görevlerini, ortaklardan aldıkları yetki ile kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde yaparlar.
“Üst Birlik denetimi” ise adı üzerinde üst birliğin kendine ortak tarımsal kooperatifin faaliyetlerini denetlemesi işlemidir.
 
Bir de “dış denetim” var. Bakanlığın, vergi dairesinin ya da bağımsız bir denetim kuruluşunun yapacağı denetime bu ad veriliyor.

Kısaca iç, dış, üst derken sayıca varlar da, gerçek anlamda denetim faaliyetleri var mı ya da yeterli mi diye sorarsanız benim yerime “Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı” içerisinde yer alan ve aşağıya aynen aktardığım konuyla alakalı paragraf cevap versin.
 


Türkiye’de genel olarak kooperatif denetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilen iç denetim uygulaması, genel kurul toplantılarında çoğunlukla yönetim kurulu tarafından hazırlanan denetim kurulu raporlarının okunması işlemi ile sınırlı kalmaktadır. Denetim kurulu üyeleri, genellikle uzman olmayan kişilerden oluşmakta ve kanun ve ana sözleşmeden kaynaklanan görev ve sorumluluklarını da yeterince bilememekte veya yerine getirmemektedir. Yine, ortakların denetimi de yılda bir yapılan genel kurul toplantılarında yöneticilerin ibrasında oy kullanma faaliyeti olarak gerçekleşmekte; yıl içerisinde kooperatifin iş ve işlemleri konusunda yöneticilerden bilgi alma ve denetçilerden bilgi isteme gibi en doğal ortaklık hakları dahi kullanılmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerde üst örgütlenmenin istenilen seviyeye ulaşmaması ve mevcut üst örgütlerin de yeterince güçlü olmaması nedeniyle, bu örgütlerde denetim kadroları istihdam edilememektedir. Bu anlamda, yol gösterici, eğitici, hataları en aza indiren bir üst kuruluş denetimi de gerçekleştirilememektedir. Ayrıca, kooperatifçilik alanında periyodik dış denetim sağlayan bağımsız bir denetim sisteminin bulunmaması, muhasebe işlemleri ve diğer işlerin standartlara uygun olarak yürütülmesinde, kooperatifin ve yöneticilerinin iş performanslarının incelenmesi gibi konularda eksikliğe yol açmaktadır.

Neticede, yukarıda sıralanan denetimlerin istenilen ölçüde veya hiç gerçekleşmemesinin sonucu olarak memnuniyetsizlik duyan ortakların şikayetleri de büyük ölçüde devlete yansımaktadır.

Kooperatiflerde devlet denetimi genel olarak; ana sözleşmenin incelenmesi ve onayı, genel kurul toplantısında temsilci bulundurmak, kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının işlem, hesap ve varlıklarını müfettiş ile kooperatif kontrolörlerine denetlettirmek şeklinde gerçekleşmektedir. Bu itibarla kooperatiflerin kamusal yönleri de dikkate alınarak 1163 sayılı Kanunda kooperatiflerin ilgili bakanlıkların kontrolör ve müfettişleri tarafından denetlenmesi öngörülmüştür. Ancak, devlet denetimi, kooperatif sayısının çokluğu ve buna bağlı olarak şikayetlerin fazlalığı ve personel yetersizliği gibi nedenlerle sınırlı kalmaktadır.
 


Sacayakları demiştik. Yönetim, Denetim ve Sosyal Sermaye. Bir tarımsal kooperatifin en azından faaliyetine devam edebilmesi için sahip olması gereken üç önemli yapıdır, olmazsa olmazlardır demiştik. Kamu idaresi de raporunda diyor ki “Denetim”in adı var, kendi yok. İç denetim yok, çünkü o ölçekte mesleki bilgiye sahip denetim kurulunda görev yapacak kişileri bulmak mümkün değil, bu yüzden bu görevler bir nevi şeklen ifa ediliyor. Üst örgütlenme olmadığı ya da güçlü olamadığı için üst denetim de yok. Dış denetimde de kamu idaresi olarak biz yetersiz kalıyoruz. Sonuçta “Denetim” yok, ya da yok demeyelim de kooperatifçilikte denetim müessesinin hali bu vaziyette.

Bizim sacayaklarından biri bizzat kamu idaresinin resmi raporuna göre zaten çökmüş durumda.

Ne yapılması gerekiyor, bu sorunu nasıl çözeriz noktasında yine kamu idaresi iç ve dış denetim olarak ayrı ayrı çözüm stratejileri açıklanmış.
 
  • Başarılı ülke uygulamaları dikkate alınarak ülke şartlarına uygun bir kooperatif dış denetim sistemi oluşturulacaktır. Muhasebe, hukuki ve idari işlemler, iş planları ve işletme performansı gibi konularda ortaklara periyodik olarak sağlıklı bilgi sağlayacak bir dış denetim sistemine azami ölçüde ihtiyaç bulunduğundan, ülkemize uygun bir modelin oluşturulması için Alman Kooperatifleri Konfederasyonu ile ortak bir çalışma yapılarak gerekli kanuni düzenleme çalışmaları sonuçlandırılacaktır.
  • İç denetim uygulamasının daha işlevsel bir yapıya kavuşturulması, kooperatif ve üst kuruluşlarında gerek ortaklar gerekse denetim kurulu üyeleri tarafından yapılan denetimlerin daha verimli ve sonuç alınmasına yönelik bir hale getirilmesi yönünde gerekli kanuni düzenleme ve yönlendirme çalışmaları yapılacaktır.
Kamu idaresinin yukarıdaki çözüm stratejilerini yazdığı raporun yayın tarihi 2012 yılı olduğu için, bu konudaki çalışmaların artık bittiği ve kooperatifçilik camiası için oldukça önemli bir aşamanın daha halledilmek üzere olduğunun heyecanını taşıyorum! Ayrıca hazır başarılı ülke uygulamaları dikkate alınacağı için tek başına denetim müessesesinin çözümüne yönelik düzenlemelerin yeterli olamayacağının görüleceğine ve kapsamlı bir kooperatifçilik seferberliğine yönelik çalışmaların gündeme geleceğine eminim!

Hal böyle olsa da naçizane çözüm önerilerimi sıralamak isterim.

Üst örgütlenmenin gerçekleşmediği veya gerçekleşemediği tarımsal amaçlı birim kooperatiflerinde denetim sorununun çözümü mümkün değildir. O ölçekteki kooperatiflerde mesleki bilgi birikimine sahip denetim kurulu oluşturmak ve görevlendirmek istisnalar hariç ihtimal dışıdır. Tarımsal amaçlı birim kooperatifler bu zafiyetlerini ancak üst örgütlenme ile “Birlik” ölçeğinde giderebilirler.
 
Birlik olarak bağımsız denetim kuruluşları ile yapılacak tam tasdik sözleşmeleri çerçevesinde hem Birliğin hem de birliği oluşturan tarımsal birim kooperatiflerin dış denetimleri yapılır, mali tabloları tasdik edilir. Hali hazırda belli ölçekli tarım satış kooperatifleri birlikleri için yürürlükte olan bağımsız dış denetim zorunluluğu haricinde, tarım bakanlığına bağlı tarımsal amaçlı kooperatiflerde dış denetim müessesesinin yaygınlaştırılması, yönetim, finansman, eğitim, ar-ge kaynaklı sorunların çözümünde sağlıklı bir Üst Örgütlenme'nin gerekliliğinin tüm kooperatifçilik çevrelerince idrak edilmesi ve bu yöndeki gayretleriyle mümkündür.

Mesleki bilgi ve uzmanlık gerektiren resmi defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin, bilanço kalemlerinin, gelir ve giderler rakamlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının kontrolleri dış denetim kapsamında gerçekleştirileceği için genel kurulda seçimle göreve gelen denetim kurulu üyelerinin de görevleri idari denetim boyutunda kalacaktır. Mali denetim dışında belli bir uzmanlık gerektirmeyen idari denetim faaliyetleri geçen yazımızda ayrıntısıyla açıkladığımız sertifikasyon temel eğitimleriyle ifa edilebilir mahiyette olacağından bu ölçekteki denetim müessesesi de sağlanmış olacaktır.

Yapı kooperatifleri, tarım satış kooperatifleri gibi T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ya da Ticaret Bakanlığı’na bağlı belli ölçekli kooperatif yapılarında yasal düzenlemeler bir noktada çözüm olabilir ve uygulanabilir ama çoğunluğu köy ve mahalle ölçeğinde kurulan tarımsal amaçlı birim kooperatiflerinde denetim sorununun sadece yasal düzenlemelerle çözümü rasyonel değildir. Rasyonel olan üst örgütlenmenin teşviki ve bu amaca yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir.

Sosyal sermaye başlığı altında da birkaç kelam ettikten sonra üst örgütlenmenin teşvikine yönelik yasal düzenlemeler neler olabilir konusuna gireceğiz.
 
Görseller:
  1. Amazon.co.uk
  2. ARP Danışmanlık

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.