Aylara Göre Zeytin Bakım Takvimi: Haziran 2020

Yazar: Dr. Mücahit Kıvrak
 
Korona bitti, yaşasın TARIM!
 
Yeni yılla birlikte dünyamızı ve ülkemizi zora sokan korona süreci artık yeni normal hayatla birlikte sona erdi gibi duruyor. Daha fazla evlere kapanamaz insanlar. Bu hususta güvenlik kuvvetlerimiz, sağlık çalışanlarımız ve tarımsal üreticilerimiz hiçbir kısıtlama olmadan işlerine devam ettiler. Hepsine ayrı ayrı minnet borçluyuz.
Bizi korona sınırlandırmadı ancak iklim hiç istediğimiz gibi gitmedi. Stres koşullarını tahmin edin deseler en kötü senaryoyu yazın deseler mayıs ayında yaşadığımız günler gibi kötü senaryoyu düşünemezdik. Birden 40 dereceye yükselecek, sonra belli yerlere kar düşüren soğuk hava gelecek deseler inanmaz istemezdik ama yaşadık. Nasıl bir hasar bıraktı haziran ortasında çok daha net göreceğiz. Tam da işlerin açıldığı sene kısmetimiz kadar yiyeceğiz.
 
Kaç aydır dünya üzerinde hareketlilik olmaması, kirlenmeyi azalttı. İstanbul’dan Uludağ göründü, Beşiktaş’da kuş sesleri duyuldu. Demek ki doğayı korumak lazımmış. Demek ki doğal hayatı koruma köylere gidip kahvaltı yapmak değilmiş. Hava kirliğinin azalması güneşin daha çok etkisinin olacağına işaret eder. Ayrıca 100 gündür güneşte patlama da olmamış. 

Peki ne yapacağız?

Eski tavuklarımızı geri getireceğiz. Köylere gidin; onlarla biz aynı tavuğu yiyoruz. Sanayi tip tavukçuluk devam etsin ama doğal yemek isteyenlere de engel olunmasın. İstanbul’dan Edremit’in köyüne yerleşip komşusunun tavuğunu şikayet eden vatandaşa iki çift laf söylememiz gerekiyor. Yine başka şehirden Edremit’in deniz kıyısına gelip ağaç kesip yazlık yapıp, yazlığın önüne yeniden fidan dikip sonra manzaramı kapatıyor diye kesen vatandaşımıza iki çift laftan daha fazlasını hak ediyor. Belediyeler de bu ağaç kesimine izin veriyorlarmış. Yani yasal olarak manzaramı kapatıyor demek ağaç kesmek için yeterli sebeptir.

Biz de dua edelim. Allah’ım bize yağmur ver, akıl fikir ver.  Manzarası kapanan adam ağaç kessin, biz yağmur bekleyelim. “En güzel manzara Sahra Çölü'nde arkadaşım lütfen oraya gidin” diyecek belediyeler lazım. Ağaç kesimine izin veren değil.

Ayrıca hayvancılık yeniden eskisi gibi, kendi yerli ırklarımızla yapılmalıdır. Köylüler şehre gittiler şehirliler köye gittiler tavuk istemediler, ağaç kestiler. Bir tuhaflık var.
 
Zeytin bahçelerinde haziran ayında neler yapacağız?

Meyvelerin yeni görüldüğü zamanlara girdik. Mayıs ayının stresli günleri burada belli olacak. Meyve tutumu olduysa mutlaka sulama ve gübreleme yapmakta yarar var. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor. Yer altı sularını gereksiz yere çekersek yağmurlar da bu şekilde azalırsa bizlere su yetmeyecek. Mümkünse yer üstü sulamaları kullanmak gerekecek. Barajların dolulukların kötü rakamlarda değil, yağmurun az yağması etkili oldu ama sanırım topraktan buharlaşma miktarı da az oldu. Çiçeklenmeye girdiğimizde bahçelerde yeterli nem vardı. Sulama için karar verme en önemli kısımdır. Sabah güneş doğuşunda yapraklar içe kıvrık ve dik ise suya ihtiyacı vardır. Vermekte fayda vardır.

Sulanamayan arazilerde ise suyu muhafaza etme kuralları vardır. Sürüm yapmamak bu durumda en iyisidir. Yabancı otları kök boğazından kesip malç şeklinde toprağın üzerinde bırakmakta yarar vardır. Ayrıca bu işlem akarlarında zeytin dallarına çıkması engeller.

Yağmurların kesildiğine inanıyorsak gövdelere kireç sürmek ağacı serin tutar. Bu da stresi azaltır. Stresin az olması daha dengeli yağ demektir.
 
Kaolin kili atacak mıyız?

Yağmur kesildi ise, gövdeye kireç atınca özellikle güney bölgelerimizde hava sıcaklığına karşı kullanabiliriz. Kuzey Ege’de ise zeytin sineği popülasyonuna karşı kaolin kili kullanabiliriz. Sinek sayılarını ilçe tarımdan öğrenebilirsiniz.

Pamuklu bit kalmamıştır diye düşünüyorum. Yağmur yıkamıştır. Varsa ağaç sayınıza göre yapabileceğimiz işlemler var.

Halkalı leke var ise sıvı bakır kullanabiliriz. Hava sıcaklığı 200C derece civarında ise kullanalım. Aksi takdirde güz ayına erteleyelim.

Fidan tırtılı bu sene de zarar yapacaktır. Kontroller sabah erken saatte olmalıdır. Buna göre çare aramak gerekir. Çok yoğun saldırı var ise insektisit kullanabiliriz.

Son olarak markalaşmaya önem verelim.

Zeytinyağımıza sahip çıkalım, karışık yağcılarla mücadele edelim.

Daha az pestisit kullanalım. Doğal gübremizi kendimiz üretelim. Çevremizi koruyalım. Doğamıza sahip çıkalım. Toprağımıza sahip çıkalım, tarım bugünden sonra en önemli iş kollarından biri olacaktır. Çiftçimize sahip çıkalım.
 
Görseller:
  1. Frontiers Blog
  2. Nature.com
  3. Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Mehmet Ali yüce - 02.06.2020 12:10
Teşekkür ediyorum.yardımlariniz ve ilginiz için çok sağolun. Bizleri aydınlatıyorsunuz.