Hiçbir Yerde (Depresif Rüya)

Yazar: Oğuzhan Mecit Uslu
 
Yer: Zamansız şehir
Kişiler: Zamansız şehrin zamansız halkı
Olay: Giz; zamansız şehrin zamansız halkını bir hayli meraklandırmıştı.

Biz gece deriz güneşin kaybolup, ayın doğduğu zamana. Biz zamansız şehirde zamansız yaşarız. Peki, neden güneşin kaybolup ayın doğduğu zaman dilimine gece deriz; oysa biz zamansız bir halkız ve zamansız bir şehirde yaşarız.
 
Biz zamansız bir halkız, bir zamansız şehirde yaşarız.
 
Karanlık, siyah, sonsuzluktu;

Yola çıktım, bizde yollar bir yere varmaz. Çıplaktım, biz örtünmeyiz, biz üşümeyiz, biz acıkmayız. Çünkü bizim zamanımız yoktur, üşümeye ya da acıkmaya. Zamanımız akmaz, ne kış olur sonbahardan sonra, ne de yaz. Çünkü bahar hiç olmaz biz de. Sabah yoktur akşam olmadığı için. Ben bilmiyorum ne zaman doğmuşum, anneme sordum; biz zamansız insanlarız dedi.
 
Yola çıktım. Bizde yollar bir yere varmaz. Yürüdüm yolda. Yalın ayaktım toprağa her bastığımda. Sonra koşmaya başladım. Yalın ayaktım toprağa her bastığımda. Adımlar küçüldü çünkü ayaklarım büyüdü. Adımlar büyüdü ayaklarım küçüldü.
 
Yavaşladım, güçsüzleştim, toprağa yığıldım. Bir ses duydum, oradan geliyordu. İşte! Oradan. Sonra bir ses daha duydum. Bu sefer bu taraftan. Bana bir cümle söyledi, ben anlamadım. Bir daha söyledi, ben yine anlamadım.
Toprak beni tükürdü. Yukarıda karanlığa siyaha, sessizliğe doğru yükseldim. Toprak bana kızdı, kükredi. Taşlarını fırlattı. Karanlık, siyah, sonsuzluk beni içine aldı bir söz duymadım. Küçük parlaklıklar, toz bulutları, hızlı süratli parlaklıklar gördüm. İçimden geçtiler, suratıma çarptılar.
 
Karanlık, sonsuzluktu her yer. Karanlık, siyah sonsuzluk bana bir soru sordu; cevabını toprağa verdim. Toprak beni affetti. Yollarını sundu. Koşmadım yürüdüm. Ayaklarım benim ayaklarımdı, benim büyüklüğümdeydi.
 
Toprak rahattı, yumuşak huzurlu. Onunla konuştum; ne tarafa gitmeliyim diye sordum. Bu tarafa dedi. O tarafa koştum, hızlandım; soluğum da hızlandı. Karanlık, siyah, sonsuzlukta bir şey gördüm o tarafa koşarken soluğumla beraber hızlı. Ben durdum, soluğum durmadı.
 
Toprağın üstüne kondu. Siyahtı, karanlıktı, sonsuzluktu. Soluğum yavaşlarken ona baktım, güldüm. Toprağın hoşuna gitti. Onu okşadı. O kızdı, toprağın canını yaktı. Toprak acıyla haykırdı. Bedenim tuhaflaştı, soluğum kesiliyordu. Koştum, bacaklarım koşmadı.
 
Toprak ıslaktı. Ayaklarım acıdı. Toprağa düştüm. Toprak kurudu, toprak çatladı, ısındı her yer. Bedenim ısındı, bedenim yanmaya başladı. Vücudumu alev aldı. Ben bağırdım acıyla. O bana baktı. Hoşçakal dedi.
 
Zamansız şehre geldim. Zamansız şehirdekiler selam verdim. Eve girdim.

Annem sordu - Nerdeydin?  
Cevap verdim –Hiçbir yerde. 
 
Görseller:
Yazara aittir, izinsiz kullanılamaz.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.