Tarımda Etkinlik Nasıl Sağlanır?

Yazar: Salih Gökkür
 
Etkinlik, faaliyet anlamına gelir. Tarımda faaliyetin olumlu göstergesi aslında verimliliktir. Tarımsal üretimin çok emek istemesi, bazı tarım işletmelerinin küçüklüğü nedeniyle tarımdan sağlanan gelirin düşük olması, kırsal alanda yaşayan genç nüfusun bir bölümünün tarım dışı sektörlere yönelmesine neden olmaktadır. Son yıllarda bazı üreticiler yetiştirdikleri ürün desenini değiştirerek, ekonomik getirisi daha fazla olan ürünler yetiştirmeye başlamışlardır. Ülkeler ürün çeşitliliğinin daralmasını önlemek için ve dünya genetik kaynaklarının yok oluş hızının artmasını engellemek için, tarımın tüm sorunlarını çok yönlü düşünerek, yeni bir yapılanma oluşturmalıdır.
Geçmişte tarım kesiminde bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak en önemli sorun iken, günümüzde maliyeti düşürücü teknikler, üretilen ürünlerin pazarlanması, tarımsal faaliyetlerin en az maliyetlerle rasyonel planlanması gibi konular giderek önem kazanmaya başlamıştır. Yeniliklerin benimsetilmesinde teknik yayım hizmetleri ilkeleri ile birlikte işletme ekonomisi ilkelerini de göz önüne alan bir yayım anlayışı, üretim faktörlerinin etkin kullanımı sonucu hem çiftçi gelirlerinin artmasını sağlayacak hem de artan çiftçi gelirlerine bağlı olarak üreticinin yeniliği benimsemesi, daha kısa sürede ve daha kalıcı olacaktır (Yılmaz ve Gürgen, 2008). Tarım işletmelerinde ilaç kullanımının fazla olmasının nedenleri, uygulanan dozun ve ilaçlama sayısının fazla olması ile her ilaçlamada birden fazla ilacın karıştırılarak uygulanmasıdır. Önerilen dozdan daha fazla ilaç kullanımı maliyetlerin artmasına, çevrenin kirlenmesine, ürünlerde ilaç kalıntısına, hastalık ve zararlıların ilaçlara karşı duyarlılık kazanmasına neden olmaktadır. Tarımsal üretimde birim alandan daha fazla ürün alınması ve toprak yapısının bozulmaması için gübrelerin doğru kullanılması gerekmektedir. Üretimin ve toprağın verimli olabilmesi için üreticilerin bitkinin isteğine bağlı olarak uygun dozda gübre kullanmaları ve bunun için de toprak analizine önem vermeleri gerekmektedir (Kızılay ve Akçaöz, 2009). Tarımdan geçimini sağlayan kesimin masraflarına ve gelirlerine göre üretimlerini planlamaya yönelik eğitimler almaları gereklidir. Bu eğitimlerle aşırı su, ilaç gübre kullanımının önüne geçilerek, doğal kaynaklarımızın geleceği güvence altına alınabilir.
 
Tarımsal üretim yüksek olduğunda, satış gelirlerinin düşmesi önemli sorunlardan biridir. İklim değişikliği ile birlikte tarım sektörü yağış, nem, sıcaklık gibi iklim parametrelerindeki değişikliklerden diğer sektörlere göre daha fazla, olumlu ya da olumsuz yönlerden etkilenmektedir. Üreticiler hasat sonrası elde ettiği gelirlere göre, bir sonraki yılın üretim kararını belirlediği için, üretim miktarı ve talep arasındaki döngü, tarım ürünlerinde fiyat standardizasyona engel olmaktadır. Tarım ürünlerinin pazarlanmasında karşılaşılan bu sorun, ürünlerin bazı üstün özelliklerinin ön plana çıkarılıp markalaşması ile aşılabilir.
İhracatımız ve ithalatımız bitkilerin su tüketimlerine göre yeniden dizayn edilmelidir. Az su tüketen ürünlerin ihracatta daha fazla yer alması, su kaynaklarımızın daha etkin kullanımına olanak sağlayacaktır. Üretimin talebe uygun miktarda sürdürülebilir hale gelmesi, iç piyasadaki firmalar ve dış satımcı firmaların yeni bir rekabet anlayışı benimsemesine bağlıdır. Bazı tarım ürünlerindeki ihracat artışı, aynı ürünlerin fiyatlarında ülke içinde aşırı artışa sebep oluyorsa, iç piyasada fiyatları sabitlemeye yönelik tedbirler alınabilir. Üretimin arttırılmasıyla fiyatlarda düşme sağlanabilir. Tarım ürünlerinde stoklar nedeniyle karşılaşılan fiyat yükselmelerini, küçük üreticilerin sayısının arttırılmasına yönelik çalışmalarla önleyebiliriz. Tarım ürünlerinin maliyetini düşürebilmemiz için, hangi bölgelerde hangi ürünleri daha az maliyetle ve daha fazla miktarda yetiştirilebileceğimizi planlamalıyız. Bazı tarım ürünlerinde bölgesel bazda mikro düzeyde fiyat istikrarını sağlayıp bu durumu ülke genelinde yaygınlaştırarak, düşük maliyetli ve kaliteli üretimle gıda piyasasında uluslararası rekabette öne çıkabiliriz.
Tarımsal işletmelerde kullanılan aile iş gücü, küçük işletmelerin devamlılığının anahtarıdır. Üretimin artması için üretici gelirinin artması, yani desteklemelerin artması gerekmektedir. Aile işgücünün üretim faaliyetlerine daha etkin katılması için, yeni stratejiler belirlenmelidir. Gıda ihtiyacı yaşamsal bir zorunluluktur ve artan dünya nüfusu düşünüldüğünde, gelecekte tarım ürünlerinde ve tarımdan ham madde sağlayan sektörlerde fiyat artışı olacağına dair teoriler gerçekçi gözükmektedir. Tarım arazilerinin değerinin artması ve yapılaşma baskısıyla tarım dışı amaçlı kullanılması, biyo-yakıt üretimine yönelik yetiştiriciliğin yaygınlaşmaya başlaması, gıdaya yönelik tarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Devlet desteği ile küçük üreticilerle sözleşmeli tarım sistemi oluşturulabilir. Sisteme dâhil olacak çiftçilerin seçimi, üzerlerine kayıtlı tarım arazilerin büyüklüklerine göre ve gelirlerine göre belirlenebilir.
 
Tarım sektörünün sanayi sektörüyle ilişkilerini dikkate alarak, tarımda yeni teknolojilerin kullanılmasına yönelik eğitimleri arttırarak, doğru zamanda bitkinin ihtiyacı kadar sulama, gübreleme ve ilaçlama yaparak, ilaç ve gübre ambalajlarının yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayacak çalışmaları destekleyerek, yağmur suyunun depolanarak tarım arazilerinde, peyzaj alanlarında ve binalarda kullanımını yaygınlaştırarak, yaşamın her alanında tasarruf bilincini yaygınlaştırarak, Araştırma-Geliştirme yatırımlarını, arazi toplulaştırma çalışmalarını, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ve iklim değişikliğinin etkilerine dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarıyla birlikte revize ederek, organik tarımın yaygınlaşmasına yönelik imkânları geliştirerek, dış ticarette güven sağlamaya yönelik tarım ürünlerimizin tanıtımına yönelik organizasyonları arttırarak, tarımdan geçimini sağlayan kesimin refahı iyileştirmeye yönelik çalışmalarla, tarımda verimlilik arttırılabilir.
 

 
Abstract

How to Ensure Efficiency in Agriculture?

Efficiency means activity. The positive indicator of efficiency  in agriculture is in fact productivity. With the support of the state, a contracted farming system can be established with small producers. In order to reduce the cost of agricultural products, we need to plan in which regions we can grow which products at less cost and in more quantities. In order to increase production, producer income must increase. Providing micro-price stability at regional level for some agricultural products and spreading this situation throughout the country, we can stand out in the international competition in the food market with low cost and high quality production.
 

 
Kaynaklar:
  1. Kızılay H., Akçaöz H., 2009. "Elma Yetiştiriciliğinde İlaç ve Gübre Kullanımında Ekonomik Kaybın İncelenmesi: Antalya İli Örneği", Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi, vol.2,  2 (1): 113-119, ISSN: 1308-3945
  2. Yılmaz E., Gürgen Y., 2008. Aşağı Seyhan Ovasındaki Çiftçilerin Teknik ve İşletme Ekonomisi Yayım Biçimlerine Olan İhtiyaçlarının Saptanması Üzerine Bir Araştırma, Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt17-4, s.20-29.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.