Endüstri 4.0 ve Tarım 4.0 ile Sürdürülebilir Gelecek

Yazar: Salih Gökkür
 
Sorun çözümü bekleyen engeldir, başlangıçtır. Yeni olan birçok şey beraberinde sorunu ve çözümü getirir. Endüstri 4.0 teknolojideki gelişmelerin insanoğluna sunduğu yenilikler zinciridir. Endüstri 4.0’ı takip eden ülkeler statüsünden çıkıp, lider olan ülkeler statüsüne çıkmak için, yaşamın her alanında gelişen teknolojik ilerlemeleri, hangi sektörlerimizde daha hızlı uygulayabileceğimize karar vermemiz gerekmektedir. Çözüm aslında basitten karmaşığa ilerlemekten geçmektedir. Turizm sektöründe ve tarım sektöründe Endüstri 4.0’a tam anlamıyla geçmek, ekonomimizi refaha ulaştırmada ve dünyada bazı sektörlerde liderliği yakalamamıza büyük katkılar sağlayacaktır. Tarım kalkınmanın lokomatifi olan sanayi sektörüne, turizm sektörüne ve daha birçok sektöre hammadde sağlamaktadır. Tarımın gelişmesi, diğer sektörlerin de gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir.
18. yy. sonlarında Avrupa’da görülmeye başlayan bir dizi teknolojik gelişme dünyadaki üretim sistemlerinin atölyeden fabrikaya, parça başı üretimden yığın üretimine geçmesi sonucunu doğurmuştur. Buharla çalışan makinelerin üretilmesi, yığın üretimi yapabilecek teknolojilerin icat edilmesi bu sürecin önemli belirleyicileri olmuş, bu süreç “Sanayi Devrimi” (Endüstri 1.0) olarak adlandırılmıştır (EBSO, 2015:4; Soylu, 2018). 19. yy. ortalarına gelindiğinde, elektrik teknolojileri ilk kez fabrikalarda üretim hatlarında kullanılmaya başlanmıştır. Bu yeni teknoloji beraberinde yeni üretim şekillerinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Düşük maliyet, kitlesel üretim ve standart ürüne dayalı bu üretim modeli on yıllar boyunca güncelliğini korumuş ve 2. Sanayi Devrimi (Endüstri 2.0) olarak kabul edilmiştir (Alçın, 2016:20; Soylu, 2018). 1970’li yılların başında ilk kez geliştirilen programlanabilir makinalar sanayileşmede yeni bir dönemin habercisi olmuş, üretim süreçlerinin elektronik ve bilgi teknolojileri ile otomasyonunun sağlanması üretim teknolojilerine yeni boyut katmış, ilk mikro bilgisayar geliştirilmiş, dijital teknolojiler öne çıkmıştır. 3. Sanayi Devrimi (Endüstri 3.0) olarak kabul edilen bu dönem mikroişlemciler, elektronik ve bilgisayar temelli bir üretim yapısını belirginleştirmiştir (SIEMENS, 2016:5; Soylu, 2018). 21. yy başlarına gelindiğinde ise bilişim ve iletişim teknolojilerindeki çok önemli gelişmeler internetin yaygın kullanımını, bunun yanında yazılım alanındaki gelişmeler de akıllı sistemlerin gelişmesini sağladı. Bu süreçte ortaya çıkan fiziksel ve dijital sistemler arasında bağlantı kurarak üretim süreçlerini insansız biçimde kurgulayabilen yeni üretim sistemleri, 4. Sanayi Devrimi ya da günümüzde yaygın biçimde kullanılan adıyla Endüstri 4.0 olarak değerlendirilmeye başlandı (Soylu, 2018).
Endüstri 4.0 süreci nitelikli çalışanların istihdamının artması, yeni iş sahalarının ortaya çıkması ile yeni girişimcilerin oluşması, ülke ekonomisinin düzelmesi, işletmelerin rekabet avantajı yakalaması, kamu kuruluşlarında resmi iş yükünün azalması gibi birçok fırsatın yanında, süreçler doğru planlanmazsa niteliksiz çalışanların (insan iş gücünün yerine robotların kullanılmasıyla) işsiz kalması, yoksulluk düzeyinin artması, yeni sürece ayak uyduramayan işletmelerin zarar ederek kapanma aşamasına gelmesi gibi birçok olumsuzluğu beraberinde getirecektir. Daha önceki küreselleşme dönemlerinde de aynı durum yaşanmış ve yeni istihdam politikaları ile durum iyileştirilmeye çalışılmıştır. Bu yeni dönemde de benzer şekilde olacağı, yeni iş sahalarının ortaya çıkarak, işsizliğin çok fazla artış göstermeyeceği beklenmektedir. Otonom makinelerin işletmelerde kullanılmasıyla daha hızlı, daha kaliteli, daha ucuz, daha çevreci, müşterilerin bireysel isteklerine yönelik ürünleri üreten işletmelerin rekabet avantajı kazanacağı ve kârlılık düzeyinde artış olacağı beklenmektedir (Serinikli, 2018).
 
Endüstri 4.0 sürecinde hesaplanamayacak ölçüde bilgi üretilmesiyle ve bu verilerin analiz edilmesiyle bilgi; doğru, yerinde ve zamanında ihtiyaçlara karşılık verir hale gelecektir. Böylelikle finansal raporlar da kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek ve en önemlisi işletmenin finansal durumunun gerçeğe uygun bir şekilde raporlanmasına hizmet edecektir (Özden-Altuk, 2018). Ülkemizin rekabet avantajı kazanması ve gelişmiş ülkeler seviyesine girmesi için, özel sektör, kamu sektörü ve kooperatif sektörlerin bir an önce Endüstri 4.0 sürecine dahil olması gerekmektedir. Bunun için, devletin işletmelere yeni teknolojilerin sağlanması için finansal ve eğitim desteği vermesi, istihdam konusunda yeni politikaların geliştirilmesi ve yeni döneme uygun çalışanların yetiştirilmesi için ilkokuldan itibaren eğitim müfredatında değişiklikler yapılması gerektiği söylenebilir (Serinikli, 2018).
 
Dördüncü sanayi devrimi için öngörülen; hızla bütün cihazların internete bağlanabilir olması ve uzaktan kontrolünün mümkün olmasıdır. Bu durumda Türkiye’de alt yapı çalışmalarının hız kazanması ve özellikle teknoloji kullanımının eğitim programları aracılığıyla yaygınlaştırılması gerekebilir. Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının iktisadi büyümeyi pozitif yönlü etkilediğini ortaya koyan birçok çalışma mevcuttur. Türkiye’de son yıllarda Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verilmiş olsa da teknolojinin değişim hızı düşünüldüğünde, bu alanda daha fazla yatırımın yapılması zorunluluk halini almaktadır. Türkiye’nin küresel boyutta rekabet edebilme gücünü arttırabilmesi için yeni teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi ve teknoloji ihracatının arttırılması hayati bir öneme sahiptir (Bulut ve Akçacı, 2017).
Dünyada tarım sürekli gelişim içerisindedir. İnsansız hava araçlarıyla ve uydu teknolojileriyle, sensörlerle tarım makinalarının kullanılmasıyla ve kültürel işlemlerin yönetilmesiyle, kablosuz veri transferiyle teknolojik gelişmelere adaptasyon başlangıçta birçok maliyeti beraberinde getirecektir. Tarım 4.0’ın verim artışına, tüm faaliyetlerdeki maliyetlerde düşmeye, kalitenin arttırılarak sektörden elde edilen gelirlerin artmasına, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden kaynaklanan ekonomik kayıpların azalmasına olan katkısı, başlangıç maliyetlerini önemsiz kılmaktadır. Tarım 4.0 üreticinin işini kolaylaştırmaya yardımcı olacaktır. Ancak hareketli sensörlü sulama-gübreleme-ilaçlama sistemleri ve uydu ve insansız hava araçlarından elde edilen verileri değerlendiren bilgisayar programlarıyla hastalık zararlı tahminleri, ne kadar yardımcı olsa da çiftçinin arazideki kendi gözlemlerinin bu tahminlere eklenmesi, beklenmedik birçok sorunun çözülmesine fayda sağlayacaktır.
Tarım ürünlerinde artan verim ve azalan maliyetler, çiftçilerin teknolojiyi satın almaları için cesaretlendirici öneme sahipir. Standart bir altyapının ülke genelinde yayılması sürecinde çiftçiler ekonomik olarak desteklenmelidir. Klasik tarımı akıllı tarıma dönüştürmek için çiftçinin refahını arttırmamız gerekmektedir. Tarımda refah arttırıcı düzenlemeler, gelecekte tam anlamıyla akıllı tarıma geçişi hızlandıracaktır. Tarım ürünlerinde standardizasyon sağlanmasına yönelik desteklemelere öncelik verilmesi önemlidir. Tarım 4.0 sonrası tarım sektöründeki işgücü fazlasını, tarımla bağlantılı sektörlere kaydırılmalıdır. Akıllı sistemlerle daha iyi durum analizi ve planlama sayesinde tarımda küçük aile işletmelerini koruma önlemleri belirlenmelidir. Tarım sektörüne verilen desteklerin sürdürülebilir bir biçimde arttırılması, iklim değişikliğinin olumsuz ve beklenmedik etkileri düşünüldüğünde, doğal kaynaklarımızın etkin kullanımı için, gıda güvencemizin sağlanabilmesi için, artık zorunluluk haline gelmiştir. Tarımda teknolojik yenilikleri çiftçilerin benimsemesi, uygulaması, çiftçilerin yaş guruplarına uygun hazırlanacak eğitim faaliyetleriyle sağlanacaktır. Tarımdan hammadde sağlayan sanayi sektörü gibi sektörler, tarım alanlarına yakın bölgelere taşınmalı ve sektörler arası kaynak transferi hızlanmalıdır. Sanayi, kalkınma anlamına geliyorsa, tarım demek sanayi demek yani kalkınma demektir. Üretim çeşitliliğimiz düşünüldüğünde tarım sektöründe dünya ile rekabet gücümüz yüksektir. Tarımda hasat sonrası tüm faaliyetlerde akıllı tarım uygulamalarına geçmemiz önceliğimiz olmalıdır. Tarım ürünlerinin internet ortamında güvenli bir biçimde pazarlanması (e-pazarlama faaliyetleri) ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı sağlamak için gereklidir. Tarımda değer zincirindeki tüm faaliyetler akıllı tarımın yaygınlaşmasıyla değişecektir.
 

 
Abstract

Sustainable Future with Industry 4.0 and Agriculture 4.0

Increased productivity and reduced costs in agricultural products are encouraging for farmers to purchase technology. In order to turn classical agriculture into smart agriculture, we need to increase the welfare of the farmer. The welfare-enhancing arrangements in agriculture will accelerate the transition to intelligent agriculture in the future. Safe marketing of agricultural products on the internet (e-marketing activities) is necessary to provide competitive advantage in national and international markets. All activities in the value chain in agriculture will change with the spread of intelligent agriculture.
 

 
Kaynaklar:
  1. Alçın, S., 2016. “Üretim İçin Yeni Bir İzlek: Sanayi 4.0”, Journal of Life Economics, Sayı 8, S. 19-30
  2. Bulut, E. ve Akçacı, T., 2017. Endüstri 4.0 ve İnovasyon Göstergeleri Kapsamında Türkiye Analizi. Assam Uluslararası Hakemli Dergi, 7, 50-72.
  3. EBSO, 2015. “Sanayi 4.0”, Ege Bölgesi Sanayi Odası Araştırma Müdürlüğü, https://bit.ly/2GQnJhM (19.07.2017)
  4. Özden-Altuk, E. V., 2018. Endüstri 4.0 ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına Etkileri, Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi - Endüstri 4.0 ve Örgütsel Değişim Özel Sayısı, Cilt: 23. s.1639-1650.
  5. Serinikli N., 2018. Endüstri 4.0’ın Özel, Kamu ve Kooperatif Sektörlerine Etkisi, Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C.23, Endüstri 4.0 ve Örgütsel Değişim Özel Sayısı, s.1607-1621.
  6. SIEMENS, 2016. “Endüstri 4.0 Yolunda”, https://bit.ly/2PFIeSi (19.07.2017)
  7. Soylu, A., 2018. "Endüstri 4.0 ve Girişimcilikte Yeni Yaklaşımlar", Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bililmler Enstitüsü Dergisi, sayı 32, Denizli, s.43-57.
Görseller:
Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.apelasyon.com sorumlu tutulamaz.